Dört yapraklı yonca bütün kültürlerde iyi şansın
sembolü olarak kabul edilir. Hıristiyanlık inanışında Havva'nın cennet
bahçesinde elinde dört yapraklı yonca ile dolaştığı kabul edilir.
Yoncaya çok daha eski kültürlerin batıl inançlarında da rastlanıyor.
İrlanda efsanelerinden ve Sezar zamanından kalma yazılardan bu inanışın
kökeninin İngiltere'ye, Galler'de yaşayan Keltler'e kadar uzandığı
anlaşılıyor.
Bu toplumda Druid adı verilen bir grup, Güneş'e tapıyor ve ayinlerini
yılda birkaç kez, Galler'in sık meşe ormanlarında toplanarak
yapıyorlardı. Bu sırada kişiler arasındaki anlaşmazlıkları da
sorgulayarak çözüm yolları buluyorlar, ölümcül derecede hasta olanlar
ve çıkması beklenen bir savaşta ölüm tehlikesi ile karşılaşacak olanlar
için insan kurban ediyorlardı.
Druid rahipleri her ne kadar kurban olarak daha önce suç işlemiş
olanları tercih etseler de arada masum insanların da sazdan yapılmış
büyük kafeslere konularak ateşe verildiği oluyordu. Dini bakımdan
kurban edilen kişinin ruhunun bozuk ahlaklı olduğuna ve ölümden sonra
yeni doğacak bir bebeğe geçtiğine inanıyorlardı.
Druidler ayrıca ökseotunun aile içinde uyumu sağladığına, dört yapraklı
yoncanın ise kişiye çevresindeki bozuk ahlaklı ruhları, şeytanı ve
cinleri görme yeteneği verdiğine, yoncanın sihirli gücü sayesinde
şeytanın kovulabildiğine inanıyorlardı. Bu nedenle insanları kurban
etmeden önce ökseotu filizleri topluyorlar, yerlerde dört yapraklı
yoncaları arıyorlardı. Yani inanışın kökeninde dört yapraklı yoncanın
uğurundan çok, kötü ruhlara karşı olan sihirli gücü yer alıyordu ama ne
yazık ki yoncanın dört yapraklısı da tabiatta çok nadir olarak
bulunuyordu.
Günümüzde bitki kültürü ile uğraşanlar, sadece dört yapraklı yoncaların
ürediği tohumları geliştirmeyi başarmışlardır. Ancak efsane devam
etmektedir, insanlar bahçelerinde milyonlarcası yetişebilirken, hala
kırlarda uğur getireceğine inandıkları dört yapraklı yoncayı heyecanla
aramaya devam etmektedirler.
Yoncanın dört yaprağının da ayrı birer anlamı vardır. Birinci yaprak
ümidi, ikincisi imanı, üçüncüsü aşkı, dördüncü yaprak ise şansı
simgeler. Tabiatta çok nadir bulunan işte bu dördüncü yapraktır.